(Bu makale Garanti Bankası Travelzone Magazine’de yayınlanmıştır)

Günlerden bir gün kurbağalar bir yarış yapmış. Hedef çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış, bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış. Ve yarış başlamış. Seyirciler arasında kimse yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş, sadece şu sesler duyuluyormuş: “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamış. Seyircilerin sesi tekrar yükselmiş: “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” Sonunda biri hariç diğer kurbağaların ümitleri kırılmış ve çabalamaktan vazgeçmişler. O tek kurbağa büyük bir gayretle mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Hepsi hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemiş. Biri yaklaşmış ve sormuş: “Bu başarının sırrı nedir dostum?” Ama yanıt alamamış. Ve o anda farkına varmışlar ki, kuleye çıkan kurbağa sağırmış!
Son birkaç aydır içinde bulunduğumuz küresel krizin etkilerini özellikle çevremizde fikir alışverişinde bulunduğumuz, birlikte çalıştığımız, sohbet ettiğimiz kişilerle paylaşımlarımızda daha çok hissediyoruz. Bu noktada, bazen dış seslerle gerçeklerden o kadar uzaklaşıyoruz ki ve bazen çevremizde bulunan kişiler öyle olumsuz tablolar çiziyorlar ki tarihte kazanılan zaferlerin, sanat eserlerinin, sanayi devi kuruluşların, globalleşen küçük aile şirketlerinin hep zor zamanlarda ortaya çıktığını, savaş, ekonomik kriz gibi faktörlere rağmen büyümüş olduklarını unutuyoruz. Daha da önemlisi başarının sırrının çalışmanın bizleri her zaman daha ileriye taşıyacağını aklımızdan çıkarıyoruz. Çevremizdeki çoğu insan kendini kriz çemberinin içine hapsetmiş ve çember nereye yuvarlanırsa oraya gidiyor, herkes bir sonraki ayın karamsar tablosunu çiziyor. Çalışmak, daha fazla çalışmak ve olumlu düşüncenin gücüyle ileriye yönelmek yerine sürekli dikiz aynasına bakıyoruz; tabii ki sonuçta kaza kaçınılmaz…

Nasıl bakarsak öyle görürüz

Çözüme bakanlar çözümü, soruna bakanlar ise sorunu görürler. Bu ifade sorunlara, yaşanan küresel krize duyarsız kalmak anlamına
gelmiyor elbette. Zor dönemlerde olumsuzluklara kayıtsız kalmamak muhakkak gerekli, önemli. Ancak bu yaşananlardan ders çıkarmak, tasarruf etmek ve geleceği garanti altına almak daha da önemli.

İçinde bulunduğumuz krizi aşmak adına yapabileceklerimizi düşünmeliyiz. İlk önce kendi yetkinliğimizin farkına varmak ve bu doğrultuda birey olarak toplum içerisinde üzerimize düşen sosyal sorumlulukları gerçekleştirmek; sonrasında çalışan olarak bulunduğumuz kurum için yapabileceklerimizi bir kez daha analiz etmek ve bu yönde ivme kazanmak; yönetici ve lider olarak takım arkadaşlarımız için fayda sağlamak, güven oluşturmak ve yön göstermek; ebeveyn olarak topluma faydalı, farkındalığı yüksek bireyler yetiştirmek adına sorumluluklarımızı üstlenmeliyiz. Bir ay sonrasını değil, ufku görmek için bakmalıyız. “Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser yalnız tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ışığı hem de gelecek treni görür,” diyor Robert J. Harris. Hatırlarsak, 90’lı yılların başında yaşanan ekonomik kriz, Körfez Savaşı’nın sürdüğü, petrol fiyatlarının en yüksek seviyelere çıktığı ve para politikalarının sıkılaştığı bir dönemde oluşmuştu. ABD ekonomisini yüzde bir buçuk küçülten, Japon ekonomisinin büyümesini durduran ve Avrupa ekonomisine de büyük darbe vuran krizi başarıyla atlatan şirketlerin stratejilerini nasıl şekillendirdiklerini ve “kriz taktikleri” ni inceleyen bir araştırma; kendilerini günümüz şartlarına uyarlamaları sonucunda Toyota, Southwest Airlines, e-Bay ve Volkswagen tarafından beş temel strateji tanımlanmış olduğunu ortaya kapılan rakiplerinden tam tersi yönde hareket etmiş; maliyetlerini kısmak, önemli kararları ve yatırımları ertelemek yerine yeni iş modelleri denemiş, stratejik birleşmeler yapmıştı.
Çalışanları, tedarikçileri ve hissedarlarıyla kurulan sıkı iletişimin yanı sıra, krizden en az zararla çıkabilmek adına, yeni koşullara uyarladıkları stratejilerini anahtar olarak kullanmışlardı.
Bu stratejiler;
• Liderlerin lideri ve örnek ol!
• Fark yaratmak adına rakiplerinden önde ol!
• Katı ve hiyerarşik yapının aksine dayanıklılık için esnek ol!
• Tedarikçilerinle, müşterilerinle ve çalışanlarınla iletişim, ilişki ve işbirliğini güçlendir!
• Denetleyici değil, geliştirici ol, iş uygulamasını ve çalışma kültürünü bu yönde zenginleştir!

Bizler de sözlüklerimizden kısa vadede yakınma, mazeret, tembellik, olumsuzluk, kayıp, gerileme gibi sözcükleri çıkartmalı ve yerlerine çalışkanlık, çözüm, ileri görüş, başarı, kazanç, ilerleme gibi sözcükleri yerleştirmeliyiz. Etrafımızda etkileşimde bulunduğumuz ilişki ağı içerisindeki insanlar, “ama, asla, ancak” gibi bağlaçlar kullanıyorsa olumsuz etki altında kalmamaya özen göstermeliyiz. Şunu unutmamalı ki, başarılı olmak isteyen, çok çalışan ve zorluklardan yılmayan insanlar için imkânsız diye bir şey yoktur.

Pozitif güç ve başarma isteği

Düşünceleriniz pozitif olsun, çünkü; düşünceleriniz sözleriniz olur.
Sözleriniz pozitif olsun, çünkü; sözleriniz davranışlarınız olur.
Davranışlarınız pozitif olsun, çünkü; davranışlarınız alışkanlıklarınız olur.
Alışkanlıklarınız pozitif olsun, çünkü; alışkanlıklarınız değerleriniz olur.

Gandhi

Mehmet Acar

98%

Müşteri Memnuniyeti

220

İş Projesi

940

Sağlanan Rehberlik

25

Kazanılan Ödül

SON HABERLER

EĞİTİM PROGRAMLARI

İş dünyasında yaşanan hızlı değişimlerden ve gereksinimlerden yola çıkarak eğitim programlarımızı oluşturduk. Kültür, Strateji, Liderlik ve Performans alanlarında “iddialı içerikler” tasarladık.
Eğitimlerimizde bizlerle verimli ve keyifli bir öğrenme yolculuğuna çıkacaksınız.

Detaylı Bilgi için Tıklayınız
RACA© PERFORMANS YÖNETİM SİSTEMİ

Birlikte çalıştığımız, ülkemizin önde gelen firmalarının ihtiyaçlarından hareket ederek “RACA© Performans Yönetim Sistemi” yazılım programını geliştirdik. Danışmanlık alanındaki bilgi birikimi ve tecrübemizi entegre ettik ve çok yönlü bir ölçüm platformu oluşturduk.

RACA© Performans Yönetim Sistemi Stratejiden Performansa© modelimizin yeni bir süper gücüdür.

Detaylı Bilgi için Tıklayınız

Nasıl yardım edebiliriz?

Bizimle İletişim Kurun
tr_TRTR
en_USEN tr_TRTR