(Bu makale HaberTürk HT Hayat’ta yayınlanmıştır.)

Dürüstlük ve hayatta attığımız her adımda doğruluğu esas almak kendimize duyduğumuz saygının bir göstergesi, gelecek nesillere bırakacağımız davranış mirasının değerinin bir ölçütü ve hayata kattıklarımızın bir yansımasıdır.

Bu kalabalık toplum içinde “yanlışlar görülmez, fark edilmez” diye düşünmek yanıltır, daha büyük yanlışlara sürükler. Yaptığımız işte, daranışlarımızda, konuşmalarımızda her zaman doğruluk kılavuzumuz olmalı. Hani hep deriz ya gece başımızı yastığa koyduğumuzda gönlümüz rahat olmalı diye, çok doğru.

Siz halıyı kaldıranlardan mısınız?

İşim nedeni ile pek çok farklı kurum ve kuruluşta insanları izleme şansına sahip oluyorum. Maalesef günümüzde değerlerin yok olmaya başlamasıyla herkes eline bir süpürge almış fark edilmesini istemediklerini o kocaman halının altına süpürüyor. Birileri halıyı kaldırdıkça hayatta mücadele verdiğimiz konular da artıyor.

Halının altına süpürmek, özde ve sözde doğruluktan uzaklaşmak toplumun temel değerlerini yitirmesine sebep oluyor. İşimizde, evimizde, arkadaşlıklarımızda, çocuklarımızla olan iletişimimizde doğruluğu ve dürüstlüğü kendimize tekrar tekrar hatırlatmalı ve yaşam biçimimiz haline getirmeliyiz. Hatta çevremizdeki herkes ile doğruluğun ve dürüstlüğün önemini paylaşmalı pek çok kişiye ulaşıp farkındalık yaratmalıyız. Halının altına süpürmeyi, gizlemeyi, saklamayı, çekirge gibi zıplamayı adet edinenleri de biz hayatımızdan süpürmeliyiz.

Doğruluk, dürüstlük ve evrensel prensipler nelerdir?

Yunus Emre çok güzel söylemiş; Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen…

Doğruluk, dürüstlük, merhamet ve hoşgörü evrensel prensiplerdir. Tarih boyunca bu konularda pek çok hikâye anlatılmış bu evrensel prensipler dedelerden torunlara miras kalmıştır. Peki, ne oldu da insanlar o eski dönemlerde anlatılan hikâyelere konu olan yüreklerimizde iz bırakan vefa, doğruluk, içtenlik, yardımseverlik, merhamet, güven kavramlarını yitirmeye başladı?

Ben çocukken bu kavramlar küçük yaşlarda değerlerimizin oluşmasını sağlardı. Komşuluk vardı, komşumuz açken biz tok oturamazdık. Paylaşırdık sevincimizi de üzüntümüzü de. Akşamları komşuların kapısını çalardık “Bir maniniz yok ise annemler siz gelecek” derdik. Teknoloji henüz bacamızdan inmemişti hediyemiz olarak. İnternetten tanımlara bakmaz büyüklerimizin sözünü dinlerdik onlardan öğrenirdik. Önce doğru söylemeyi, dürüst olmayı, büyüklerimizi saymayı küçüklerimizi sevmeyi öğrendik.

Bunu bilir, bunu söylerdik…

Herkes dürüsttü bunu bilir bunu söylerdik. Sütü endişe etmeden mahallemizin sütçüsünden alırdık, bakkaldan veresiye alışveriş yapardık bakkalda bilirdi aybaşında ödeyeceğimizi. Çoğunluk memurdu, özel sektörde de herkes birbirine saygılı, samimi ve bir o kadar da mesafeli idi. Öyle iş arkadaşlarının projesini kendininmiş gibi gösteren, bakkala borcunu ödememek için yolunu değiştiren, nasıl olsa fark edilmez diyerek ali cengiz oyunları oynayanlar yoktu ya da yok denecek kadar azdı. Sonra zaman ilerledi, süte su karıştı…

Kim fark eder ki?

Bir zamanlar, komşu iki ülke amansız bir rekabete tutuşmuştu. Ülkelerden birinin halkı, karşı tarafa kendi ülkelerinin zenginliğini kesin bir şekilde göstermek istiyordu.

Kolay, ama etkileyici bir şey yapılmalıydı; bunun için şehrin ortasına büyük bir havuz yapılmasına karar verildi. Gece herkes bir kova süt getirecek ve bu havuza dökecekti. Herkese bu fikir cazip gelmişti. Herkes, kararlaştırılan gece götürdüğünü havuza boşalttı.

Ne var ki, sabah olduğunda, ortada içi süt ile değil, dupduru su ile dolmuş bir havuz vardı. Çünkü herkes, ayni şekilde düşünmüştü:

Bu kadar insan içinde yalnız ben, süt yerine bir kova su döksem ne fark eder ki? Kim fark eder ki?

Bilge, kitabında bu olayı anlattığı sayfaya kendi notunu da düşmüştü :

Hayatın içinde, ‘fark etmez’ veya ‘fark edilmez’ denilen hiçbir şey yoktur.

Temel değerlerimizi korumak…

Şimdilerde değerler gündemde… Pek çok kurum ve kuruluş çalışanlarına temel değerlerini benimsetmek, özümsetmek ve içselleştirmelerini sağlamak üzere programlar gerçekleştiriyor. Sıklıkla biz bilinci, temel değerler, kültür, etkili iletişim konularında gelişim programları veriyorum.

Katılımcıların en çok dikkatle dinlediği ve çok soru yönelttiği konular değerlerimiz, doğruluk ve dürüstlüğün hayatımızdaki önemi, biz bilinci, çalıştığımız ekip ile etkili iletişim ve uyum. Demek ki farkındalık oluşuyor, temeli sağlam bir gelecek inşa etmek için gönüllü ekipler, kültür elçileri ortaya çıkıyor ve görüyoruz ki ‘fark etmez’ veya ‘fark edilmez’ diyenlerin sayısı azalıyor ve azalacak…

Unutmayın değerli çalışan kadın dostlarım doğru olmak ve dürüst olmak çok önemli ve sizin elinizde ne demişler hesabı temiz olanın muhasebeden korkusu olmaz.

Çalışarak ve sevgiyle kalın…

Hanzade ACAR

98%

client success

220

business advised

940

guides given

25

awards achieved

latest news

TRAINING PROGRAMS

We have created our training programs based on the rapid changes and requirements in the business world. We have designed “ambitious contents” in the fields of Culture, Strategy, Leadership and Performance.
You will go on an efficient and enjoyable learning journey with us.

read more
RACA© PERFORMANCE MANAGEMENT SYSTEM

We have developed “RACA© Performance Management System” software program based on the needs of the leading companies of our country that we work with. We have integrated our consultancy knowledge and experience and created a multidimensionally measurement platform.

RACA© Performance Management System is a new superpower of our From Strategy to Performance© model.

read more
ONDAWAY©

We have designed a new measurement platform to prevent uncertain subjects in the business world and effectively use the power of measurement. We have created a unique technological infrastructure that includes different tests, inventories, surveys and evaluations to support our implementations in the field of Culture, Strategy, Leadership and Performance.
Our point of view is simple and clear; to accelerate data-driven sustainable development…

read more

How can we help you?

get in touch with us
en_USEN
tr_TRTR en_USEN